PRESS RELEASE
ERMENİ İDDİALARI HAKKINDA BİLGİ NOTU

Şubat 2007

 GENEL:

 

 "Ermeni  sorunu"  için   bir başlangıç noktası aramak gerekirse  bunu  1820'lere  kadar  geri götürmek gerekir. Çarlık Rusyası emperyalist bir güç olarak komşu olduğu Osmanlı  devleti topraklarını  bir  tür  doğal  genişleme alanı olarak  kabul  etmiş  ve  Osmanlıların  sırtından güneye  ve  güneybatıya  yayılmayı  hedeflemiştir.  Bu politika  ise  Rusları  Osmanlı Ermenileriyle  ilgilenmeye itmiştir.

            -   Islahat Fermanı Rusya'nın yanısıra, İngiltere ve Fransa'yı da Osmanlı Ermenileriyle daha  çok ilgilenmeye  sevketmiştir. Bu nüfuz ve çıkar mücadelesinde, sözkonusu  devletlerce  izlenen politikanın  temel taşlarından birisini Ermenileri Osmanlılara karşı kullanmak olmuş ve  bu doğrultuda Doğu Anadolu'da Ermenilere misyonerler aracılığıyla hayali bir Ermenistan vaat edilmiştir.

            -    Ermeni  Komiteleri   tarafından   başlatılan   isyanların   temel    hedefi,    Osmanlı İmparatorluğu'nun   isyanları  bastırma  girişimlerini her  seferinde Avrupa kamuoyuna  katliam  olarak  takdim etmek ve Batılı büyük güçleri Ermeniler lehine müdahaleye teşvik etmektir.

            - I. Dünya Savaşı'nın başlaması ve Osmanlı Devleti'nin İtilaf devletlerine karşı  savaşa girmesi  Ermenilerce  büyük  bir  fırsat  olarak  değerlendirilmiştir.  Bu  çerçevede   kurulan gönüllü  alayları,   Rus ordularının Doğu Anadolu'ya girmesi ile  birlikte   savunmasız  kalan Türk  şehir,  kasaba  ve  köylerine  saldırarak  sivilleri  katletmişler,  Osmanlı kuvvetlerini   arkadan   vurmuşlar,  Osmanlı  birliklerinin  harekatını   engellemişler,   ikmal yollarını  kesmişler, yaralı konvoylarını pusuya düşürmüşler, köprü ve yolları  imha  etmişler ve şehirlerde ayaklanarak Rus işgalini kolaylaştırmışlardır.

            -   Osmanlı   Hükümeti   bu  durum  karşısında  Ermeni  Patriği,   mebusları   ve   önde gelenleri  çağırarak Ermenilerin Müslümanları katletmeye devam etmeleri  halinde  gerekli önlemleri  alacağını  bildirmiş ve bu uyarıdan sonuç alınamayınca 24  Nisan  1915  tarihinde Ermeni Komitelerini kapatmış ve yöneticilerini tutuklamıştır.

            - Osmanlı Hükümeti,  maruz kaldığı bu büyük iç ve dış  tehdit nedeniyle   benzer  tehlikelerle  karşılaşan  tüm  ülkelerin  almakta  tereddüt   etmediği   bir savunma  önlemine başvurarak, 27 Mayıs 1915 tarihinde savaş bölgelerinde oturan Ermenileri   güneydeki  Osmanlı topraklarına sevketme kararı almıştır.

            -    Osmanlı   Hükümeti,   Ermenilerin  savaş  dışı   bölgelere   yeniden   yerleştirilmesi sırasında  Ermeni  nüfusun  zarar görmemesi için gerekli   güvenlik  önlemlerinin  alınması talimatını vermiştir. Bu amaçla yayınlanan ve Osmanlı arşivlerinde bulunan  emirler  bunun somut kanıtıdır. Osmanlı Arşivleri  yerli ve yabancı tüm araştırmacıların istifadesine açıktır.

            -  Bir  yandan  I.  Dünya Savaşı devam ederken öte yandan iç  ayaklanma  ve  isyan  ve bunun   sonucu,  yeniden  iskana  tabi  tutma  sözkonusu  olmuştur.  Savaştan   kaynaklanan ortam,  kin  ve  intikam duyguları sözkonusu sevk  sırasında  kafilelerin  birtakım  saldırılara uğramasına   sebep   olmuştur.  Hükümet  bu  durumu  engellemeye   çalışmış   ve   sorumlu gördüğü   şahısları   cezalandırmıştır.  Ayrıca,  savaş  günlerinin  araç,  yakıt,  gıda   ve   diğer imkanlarının  yetersizliği, ağır iklim şartları  ve tifüs gibi salgın hastalıklar da insan  kaybının artmasına  yol  açmıştır. Esasen sözkonusu zaman dilimi tüm Anadolu halkının aynı kaderi paylaştığı bir dönemdir.

ERMENİ İDDİALARI KONUSUNDAKİ  GÖRÜŞLERİMİZ:

Ermenilerin ülkemizden talepleri; sözde Ermeni soykırımının tanınması, ve sonuçta tazminat ödenmesi ve toprak verilmesi olarak özetlenebilir. Bu talepler başlıca şu iddialara dayandırılmaktadır: Türklerin, Ermenistan'ı işgal ederek topraklarını ellerinden aldıkları, Türkler'in 1877-78 Osmanlı-Rus savaşından itibaren Ermenileri sistemli olarak katliama ve  1915 yılından itibaren planlı şekilde soykırıma tabi tuttukları, Talat Paşa'nın Ermenilerin soykırıma tabi tutulması konusunda gizli emirleri olduğu, "soykırımda" hayatlarını kaybeden Ermenilerin sayısının 1.5 milyon olduğu.

Halbuki, sözde soykırım iddiaları aşağıda sıralanan nedenler dolayısıyla tarihi ve hukuki dayanaktan tamamen yoksundur.

Bugüne kadar toplam 17 ülkenin parlamentosu (Arjantin, Belçika, Fransa, Hollanda, İsviçre, İtalya, Kanada, Lübnan, Rusya Federasyonu, Slovakya, Uruguay, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Polonya, Almanya, Venezuela, Litvanya) sözde Ermeni soykırım iddialarını destekler mahiyette karar, kanun ya da bildiri kabul etmişlerdir. Halihazırda Fransa, Hollanda, İspanya, ABD ve Belçika parlamentolarında bekletilmekte olan Ermeni soykırım iddialarını destekler mahiyette karar veya kanun tasarıları bulunmaktadır. 

ERMENİ İDDİALARI KONUSUNDA TÜRKİYE TARAFINDAN ERMENİSTAN’A YAPILAN ÖNERİ:

Sayın Başbakanımız ile ana muhalefet lideri CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal  8 Mart 2005 tarihinde ortak bir açıklama yaparak, Türk ve Ermeni tarihçileri ile diğer uzmanlardan oluşacak bir grubun 1915 dönemine ait gelişme ve olayları sadece Türk ve Ermeni değil, ilgili üçüncü ülkelerde yer alan tüm arşivlerde de araştırarak, bulgularını uluslararası kamuoyuna açıklamaları çağrısında bulunmuşlardır. Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi 13 Nisan 2005 tarihinde Ermeni iddiaları konusunda kabul ettiği bildiride, bu tarihi öneriyi desteklediğini açıklamıştır.

Sayın Başbakan Erdoğan 13 Nisan 2005 tarihinde Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert  Koçaryan’a  bir mektup göndererek  sözkonusu öneriyi resmen iletmiştir. Sözkonusu öneri çerçevesinde, Ermenistan ile bugüne kadar toplam üç tur görüşme gerçekleştirilmiş, ancak Ermenistan tarafından kaynaklanan nedenlerle somut bir sonuca ulaşılamamıştır.

 End