DUYURU  
(9 MAYIS AVRUPA GÜNÜ) 

       

9 Mayis 2008

SAYIN BAŞBAKANIMIZIN 9 MAYIS AVRUPA GÜNÜ VESİLESİYLE YAYIMLADIĞI MESAJ

 9 Mayıs günü tertiplenen “Avrupa Günü”  ülkemizin adaylık statüsünün tescil edildiği 1999 yılından itibaren çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.    

 Kabul edilmelidir ki, Avrupa’nın entegrasyonu sürecinde kısa sürede büyük adımlar atılmış, bu adımlar neticesinde Avrupa Birliği temel hak ve özgürlükler ile barışın tesisi alanlarında dünyada eşsiz bir konuma gelmiştir. Avrupa Birliği yarım asrı aşan zaman dilimi içinde önüne çıkan güçlükleri her defasında aşabildiğini de gösterebilmiş ve geleceğe doğru yürüyüşünü kesintisiz sürdürebilmiştir. Avrupa Birliği bu nedenlerle de dünyanın birçok bölgesi ve ülkesi için bir ilham kaynağı olmuştur.

Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve serbest piyasa ekonomisi gibi ortak evrensel değerleri benimsemiş olan Türkiye Avrupa’nın bir parçasıdır. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana muasır medeniyetler seviyesine ulaşma yönünde yürütülen çabalar, özellikle son beş buçuk yıl zarfında kapsamlı bir değişim ve dönüşüm süreci halini almıştır.

Türkiye bu doğrultuda cesur adımlar atmış ve kapsamlı reformları hayata geçirmiştir. Önümüzdeki dönemde de bu yolda cesaretle yürümeye devam edeceğiz.

 Toplumsal yaşamımızın her alanında standart ve uygulamaların en ileri düzeylere yükseltilmesini hedefleyen reform çabalarımız halkımızın talep ve beklentileri ile uyum içerisindedir. Milletimizin, Türkiye’nin değişimi ve gelişimi yönünde atmakta olduğumuz adımlara verdiği güçlü destek bizim için en büyük güç kaynağıdır. 

Reformların neticesinde Türkiye bugün eskiye oranla Avrupa Birliği üyeliğine daha yakındır. Gerek müktesebatın üstlenilmesi ile ilgili teknik reformlar, gerek Kopenhag siyasi kriterlerinin tam olarak hayata geçirilmesini hedefleyen siyasi reformlar Türkiye’yi her geçen gün daha demokratik, müreffeh ve güçlü kılmaktadır.

Elbette, Avrupa Birliği’ne üyelik yolunda attığımız bu adımların karşılığını da görmek arzusundayız. Avrupa Birliği’nin taahhütlerine sadık kalmasını ve müzakere sürecinde somut ilerleme sağlanması amacıyla üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz. Bu noktada, müzakerelerin siyasi saiklerle engellenmemesi büyük önem taşımaktadır.

Türkiye, Avrupa Birliği’nin daha geniş bir coğrafyada barış ve istikrara yapacağı katkılar bakımından gelecekte bugünkünden büyük bir rol üstlenmesini samimiyetle ümit etmektedir. Ülkemizin bu yönde uzun senelerdir vermekte olduğu katkılar her geçen sene daha da artmaktadır.   

Türkiye ile AB'nin istikrar ve güvenliği; siyasi, stratejik ve ekonomik çıkarları birbirini tamamlamaktadır. Bu nedenle de Türkiye ve Avrupa Birliği’ni 21. yüzyılda ortak bir gelecek beklemektedir. İnanıyorum ki, Türkiye’nin üyeliğiyle birlikte Avrupa Birliği küresel barış ve istikrara katkı sağlayan gerçek bir küresel aktör halini alacaktır.

Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın ve bütün Avrupalıların 9 Mayıs Avrupa gününü kutluyor, saygıyla selamlıyorum.

 End